Sivas biletleri satışta
Sivas biletleri satışta
Galatasaray’ın pazar günü Sivas’la oynayacağı karşılaşmanın biletleri bugün 11.00′den itibaren satışa sunulacak.

Biletix gişelerinden satılacak biletlerin fiyatları şöyle: Numaralı Grup 1 220 TL, Numaralı Grup 2 165 TL, Kapalı Alt Grup 1 150 TL, Kapalı Alt Grup 2 100 TL, Yeni Açık Alt 35 TL, Yeni Açık Üst 35 TL, Eski Açık 35 TL.
Devlerin Buca rekabeti!
Devlerin Buca rekabeti!
Galatasaray’ın, ligde Ankaragücü ve Fenerbahçe karşısında aldığı yenilgilerin ardından, Ziraat Türkiye Kupası’nda bir başka “sarı-lacivertli” Bucaspor önünde 2-1 galip gelirken de oldukça zorlanması, çeşitli esprilerin yanısıra, İzmir ekibinde yaşanan eski bir “renk” tartışmasını yeniden gündeme getirdi.

Bucaspor Kulübü’nün 1999-2006 yılları arasında başkanlığını yapan Yusuf Muhafız’ın önerisiyle, 2001 yılında yapılan olağanüstü genel kurulda oylamaya sunulan tek maddelik önerge kabul edilmiş ve kulübün “sarı-lacivert” olan renklerine, “kırmızı” da ilave edilmişti. Bu tarihten itibaren kulübün logosunda ve maçlarını oynadığı statda da “sarı-kırmızı-lacivert” renkler kullanılmaya başlanırken, Başkan Muhafız değişikliğe gerekçe olarak, “İzmir’de sarı-lacivert renklere itibar olmamasını” göstermişti.
Yusuf Muhafız 2006 yılında kulüp başkanlığından ayrılırken, Şeref Üstündağ’ın kulüp başkanlığı döneminde gerçekleştirilen 2007 yılındaki genel kurulda kulübün renkleri yeniden gündeme getirildi. Bucaspor genel kurulu tercihini bu kez “sarı-lacivert” renklere dönülmesi yönünde kullandı.
MUHAFIZ: “ARTIK KULÜBE ADIMIMI ATMIYORUM”
Bucaspor’un “sarı-lacivert” renklere dönmesinin hiçbir getirisinin olmadığını, aksine kulübün “özgün” bir kimlik kazanmasını engellediğini savunan eski kulüp başkanı Yusuf Muhafız, “Armadan kırmızı rengin çıkarılmasından bu yana, artık kulübe adımımı dahi atmıyorum” dedi.
Başkanlığı döneminde İzmirli çocukların sarı-lacivertli renklere itibar etmediğini gözlemlediğini ifade eden Yusuf Muhafız, AA muhabirine yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Ayrıca o dönemde UEFA’dan gelen bir yazıda, kulüplerin 3. bir rengi formalarına ilave etmeleri isteniyordu. Yaptığımız araştırmalar neticesinde kulübün kuruluş yıllarında zaten sarı ve lacivertin yanısıra kırmızı rengi de kullandığını tespit etmiştik. Sonrasında, Bucaspor forması giymiş eski futbolcuların ve büyük çoğunluğu Fenerbahçe sempatizanı olan yönetim kurulu üyelerimin de desteğiyle ’kırmızı’ rengi gündeme getirdik. Genel kurulda kulübün renkleri ’sarı-kırmızı-lacivert’ olarak değiştirirken sadece 2 aleyhte oy çıktı.
Bu değişikliğin ardından futbol okullarımıza olan ilgi yüzde 500 oranında arttı. Büyük gelirler elde ettik. Bucaspor, herhangi bir büyük takımın taklidi görüntüsünden kurtuldu. Özgün renkleriyle İzmir’de sempati toplamaya başladı.”
Yusuf Muhafız, Bucaspor’un renklerine “kırmızı” ilave edilmesini, kendisinin Galatasaray taraftarı olmasına bağlayanlar çıktığını da belirterek, “Evet sarı-kırmızılı iki takıma, Galatasaray ve Göztepe’ye sempatim var. Hatta Galatasaraylı Genç İşadamları Derneği’nin de üyesiyim. Fakat yaptığımız değişiklik sadece Bucaspor’un menfaatleri içindi. Maalesef sonrasında kulüpteki Fenerbahçe sempatizanların isteği gerçekleşti ve büyük bir fırsat kaçırıldı” dedi.
GÜNDOĞAN: “KIRMIZI RENK TEPKİ ÇEKMİŞTİ”
Bucaspor Kulübü’nün bugünkü başkanı Erdal Gündoğan ise 2001 yılında kulübün renklerine “kırmızı” ilave edilmesinin büyük tepki çektiğini iddia etti.
Bucaspor’un kurulduğu 1928 yılından bu yana “sarı-lacivert” renkleri taşıdığını belirten Gündoğan, “Camianın tepkileri üzerine Şeref Üstündağ’ın başkanlığı döneminde yeniden sarı-lacivert renklere dönüldü. Renklerimizin bir başka kulübü çağrıştırması bizi ilgilendirmiyor” diye konuştu.
Forma rengine göre ceza verildi”
Forma rengine göre ceza verildi”
Galatasaray Futbol Şube Sorumlusu Haldun Üstünel, olaylı derbinin ardından zehir zemberek açıklamalarda bulundu…

Üstünel’in bugün düzenlediği basın toplantısından bazı satır başları…
-PFDK’nin verdiği cezalarda forma rengine göre farklılıklar oluşmuştur.
-Kaptanımız Arda Turan’a 55 bin kişi koro halinde küfür ederken, neden Fenerbahçeli yöneticiler bir kez olsun seyirciye müdahale etmedi?
-Daha önce bizim stadımızda yaşanan olaylar göz önüne alındığında Fenerbahçe’nin, şu an aldığı cezadan daha ağır bir ceza alması gerektiğini düşünüyoruz.
-Hakemin başına maç başlamadan önce yabancı bir cisim atılıyor ve başı yarılıp dikiş atılıyor. Bu maçın bu şekilde nasıl başladığını kim, nasıl açıklayacak?
-Oyuncularımızın maçta gösterdiği performanstan biz de memnun değiliz, oyuncularımız da memnun değil.
-Bir Galatasaray kaptanına kimse el kaldıramaz. Bunu herkes böyle bilsin…
-Maç, Baros’un sakatlığı ile başladı. Bu çok büyük bir şanssızlıktı bizim için.
-Kırmızı kart gören Keita için biz de bir ceza verip bunu karara bağlayacağız.
Ayrıntılar devam edecek…
‘Gözümü kaybetmeye gelmedim!’
‘Gözümü kaybetmeye gelmedim!’
Fenerbahçe derbisinin olay adamlarından Keita ilk kez konuştu: “Türkiye‘deki hedeflerimde 2 gözümden birini kaybetmek yok”

Derbide kırmızı kart görüp, 3 maç ceza alan Keita, Kadıköy’de yaşananları anlattı. Gözüne şu şişesi gelen ve tedavisinin ardından kendine atılan şişeyi gözlemciye kadar götürüp, teslim eden Fildişili oyuncu şunları söyledi: “Mağlubiyetten dolayı kendimi suçlu sayıyorum. Oyunda kalmış olabilseydim, belki de sonuç değişik olacaktı. Gözüme gelen cisim, futbol kariyerimi etkileyebilirdi. Federasyonun bu durumdan haberdar olmasını istedim. Avrupa’da bu gibi olaylara çok kurban verildi. Benim Türkiye’deki hedeflerimde 2 gözümden birini kaybetmek yok.
‘Rakip takım kavga çıkardı’
Isınmanın daha ilk dakikalarında rakip takım kavga çıkardı. Böyle olunca insan kendisine soruyor, ‘acaba bu belli bir stratejinin parçası mıdır’ diye. Daha sonra sahaya yağan o kadar cisim var. Bu yüzden sezon boyunca alışık olduğumuz futbolu oynayamadık. Carlos formama asılmıştı, çelme takmıştı, bana vurmuştu.. Ve o noktada artık çok sinirliydim, bir şey yaptım, tünelden soyunma odasına giderken, ‘yapmamam gerekirdi’ diye düşündüm. Carlos’la maçtan sonra konuşmak için hiç fırsat olmadı. Ama bu vesileyle üzüntülerimi iletmek isterim.”
Nefes kesti! 2-1
Nefes kesti! 2-1
Cim Bom, Bucaspor karşısında 2-1 galip gelip Türkiye Kupası’nda gruplara kalsa da, Bank Asya temsilcisi karşısında soğuk terler döktü.

Türkiye Kupası’nda gruplara kalabilmek için Play-Off turu oynayan Galatasaray’ın, Bank Asla 1. Lig temsilcisi Bucaspor’la oynadığı maç nefes kesti. Karşılaşmaya yedek ağırlıklı bir kadroyla çıkan Sarı-Kırmızılı ekip, Arda ve Kewell işbirliğiyle daha ilk yarım saatte skoru 2-0’a getirirken, gole giden rakibi düşüren Elano’nun 34. dakikada oyundan atılmasıyla sıkıntılı anlar başladı.
İlk yarıda ve ikinci yarıda özellikle Yılmaz’ın kullandığı frikikler Galatasaray kalesinde büyük tehlike yaratırken, Kenan’ın 86. dakikada attığı beraberlik golü, Cim Bom’da paniğe yol açtı. Bucaspor, ikinci devre boyunca adeta tek kale oynadı, Aslan kontrataklarla gol aradı. 89. dakikada beraberliğe çok yaklaşan Sarı-Lacivertli takım, Erman’ın topu kaleci Aykut’a nişanlamasıyla bu şansı yitirdi ve Aslan mücadeleyi 2-1’lik skorla kazandı.
GALATASARAY: 2 - BUCASPOR: 1
Stat: Ali Sami Yen
Hakemler: Abdullah Yılmaz, Serdar Diyadin, Mehmet Metin
Galatasaray: Aykut xx, Uğur xx, Emre Güngör x, Mehmet Topal xx, Caner xx, Barış xx, Linderoth x (Dk. 64 Gökhan x), Aydın xx, Elano x, Arda xx (Dk. 36 Ayhan xx), Kewell xxx (Dk. 78 Nonda x)
Bucaspor: Cenk x, Serkan xx, Erman xx, Veli xx, Ramazan xx, Kenan xx, Bekir xx (Dk. 71 Yunus xx), Yılmaz xx (Dk. 64 Berkay x), Muhammet x (Dk. 46 Erkan x), Sercan xx, Mehmet xx
Goller: Dk. 17 Kewell, Dk. 32 Arda (Galatasaray), Dk. 86 Kenan (Bucaspor)
Kırmızı Kart: Dk. 34 Elano (Galatasaray)
Sarı Kartlar: Dk. 64 Caner, Dk. 66 Kewell (Galatasaray)
Baroni’den şok sözler
Baroni’den şok sözler
Brezilyalı’dan FANATİK’e özel açıklama: “Arda burnu büyük biri. Maçtan önce bunu gösterdi. Derbide ona sadece bir kez bilerek tekme attım.”

Fenerbahçe-Galatasaray derbisinin kahramanlarından olan Cristian Baroni, Arda’yla yaşadığı gerginliği FANATİK’e anlattı. “Arda burnu büyük biri” diyen Sarı-Lacivertli oyuncu, olay anını şöyle aktardı: “Isınırken taraftarlar beni tribüne çağırdı. Onları alkışlayıp geri geri giderken, birden ayağıma çelme takıldığını hissettim. Tepki olarak bu kişiyi hafifçe ittim ama Arda önce boğazıma doğru bir hamle yaptı, daha sonra da Türkçe bir şeyler söyledi. Arda’nın burnu çok büyük”. Maç içinde Arda’yla karşı karşıya geldiklerini de ifade eden Baroni, “Arda’ya bir kez bilerek tekme attım, fakat diğer müdahalelerim kasıtlı değildi. O alçak gönüllü biri değil” dedi. Diğer yandan Andre dos Santos da Arda’nın, Baroni’nin ayağına bastığını söyleyerek, “Cristian, Corinthians-Palmeiras derbisinden bile iyi oynadı. Ama Arda ortalıklarda yoktu ve Cristian’ın yanından bile geçemedi!” yorumunu yaptı.
Cem Dağtaş
Galatasaray asla pes etmez”
Galatasaray asla pes etmez”
Kral Hakan Şükür Galatasaray’ı Fanatik için değerlendirdi.

Kadıköy’de Fenerbahçe’nin 4-0 kazandığı 2005-2006 sezonunun son haftasını hatırlayın. Şimdiki takım o dönemin kadrosundan kat kat iyi…
Derbi sonrası Galatasaray’ın üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Bu hava nasıl dağılır, Galatasaray nasıl ayağa kalkar?
Geçmişte çok yaşandı, Galatasaray böyle durumlardan çıkış noktalarını çok iyi biliyor. Fenerbahçe derbilerinin camia için ne kadar önemli olduğu gerçek. Ancak asıl amaç şampiyonluk ve Kadıköy’de yenilgi alınan sezonların bitiminde ipi çok kez Galatasaray’ın göğüslediği gerçeği de ortada. Bu gerçeği, camianın önüne sunmak yönetimin işi. Şu an gelinen nokta; 5. olarak bitirilen geçen senenin faturası… Çünkü yine çok iyi bir kadro kurulmuş, ama yarış hiç beklenilmeyen bir yerde bitirilmişti. Şifre, geçen sezonun son haftasında gizli. Sivas maçında seyirci takımı tribüne çağırmış, sevgi gösterisinde bulunmuştu. O gün, bugüne ışık tutmalı. En büyük görev taraftarın. İlk lig maçında tribünleri doldurup, tarihteki en büyük zaferlerin kazanıldığı dönemlerde olduğu gibi, takıma büyük katkı yapmalılar. Çünkü ortada kötü bir tablo varsa, tek sorumlusu futbolcular değil. Ben, Başkan’dan, Kadıköy’de yaşananlara müdahale etmesini beklerdim. Çünkü bu, futbolculara büyük güven verebilirdi.
Revizyon gerekli mi?
Futbolculuk dönemimde de çok duyduğum için, ‘revizyon’ bana içi boş bir kelime gibi geliyor. Çünkü bu kadro, gözün kapalı hangi oyuncuyu oynatırsan oynat, eksik diyemeyeceğiniz bir kadro. Fakat idare edilmesi de zor. Birçok yıldızın bir arada oynaması, yoğun lig ve milli maç seyahat trafiği yorgunluk getirebilir. Bir benzetmeyle kapatalım: Mağazanın vitrinini müthiş hazırlayabilirsiniz, ama içerideki kaliteyi de aynı oranda sağlamak zorundasınız.
Bu süreçte Rijkaard’a düşen görevler ne?
Çok yıldız almak, her ülkenin millilerini alırken onların gidip-döneceği tarihleri hesap edememek, 5.’lik nedeniyle sezonun bir hayli erken açılmasıyla birleşince, hesapların yanlış yapıldığını gösteriyor. Rijkaard’ın sezon başı önemli isimleri dinlendirdiğine şahit olduk. Bu tutumunu ne zaman değiştirdi, kötü sonuçlar da gelmeye başladı. Ankaragücü maçından bu yana yaşananların özeti bu aslında. Bir musibet,
bin nasihatten iyidir. Bu kadro, ilk lig maçından itibaren kalitesini gösterecektir.
Kim şampiyon olacak?
Fenerbahçe’nin 5 puan farkla önde bulunduğu doğru. Ancak 2. yarıların çok daha zor geçtiği de. Çünkü Avrupa maçlarıyla lig maçları arasındaki periyoda kupa sıkışacak. Bu süreçte şunu göreceğiz; Sezon başı kim iyi çalışmış, devre arasını kim iyi değerlendirmiş. Baros’un sakatlığı, Keita’nın cezası nedeniyle yaşanacak sıkıntıların aşılmasında, taraftarın takımına vereceği destek çok önemli. Şu an için telafi edilemeyecek bir durum söz konusu değil. Kadıköy’de Fenerbahçe’nin 4-0 kazandığı sezonun son haftası da hâlâ akıllarda. Bu takım, o takımdan kat kat iyi. Bu gerçekleri üst üste koyarsanız, Galatasaray’ın şampiyonluğun en önemli favorisi olduğunu göreceksiniz. Ancak yapılan doğruların, hatalardan çok olması şartıyla.
‘Keita bizden özür diledi’
‘Keita bizden özür diledi’
Buca maçında stoper oynayan Mehmet Topal, karşılaşma sonrası yaptığı açıklamada Rijkaard’a destek verdi. Genç oyuncu, “Hocamızın Fenerbahçe maçıyla ilgili söylediklerinin arkasındayız dedi.

Topal ayrıca Keita’nın hatasını bildiğini, takım arkadaşlarından özür dilediğini, kendilerinin de bunu kabul ettiğini belirtti.
‘Hayat devam ediyor’
‘Hayat devam ediyor’
Aslan’ın hocası Rijkaard, “Derbi maçı hâlâ yaşamamızın anlamı yok. Oldu ve bitti. Bu tip zorlu durumlarla da yüzleşmek lazım. Maçı kaybettik ama şampiyonluk yolunda bir şey yitirmedik” dedi.

Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, Türkiye Kupası’ndaki 2-1’lik Bucaspor galibiyetinin ardından, taraftarların yüreğine su serpecek açıklamalar yaptı. Hollandalı hoca, Fenerbahçe’ye mağlup olunan derbi sonrası takımdaki havanın sorulması üzerine, “Hepsi profesyonel futbolcular. O maçı hâlâ yaşamamızın anlamı yok. Oldu ve bitti. Bundan sonra önümüzde uzun bir periyot ve önemli maçlar var. O maçı unuttuk. Derbiyle ilgili bahsedilenlerden yana bizim sıkıntımız yok. Bu tip zorlu durumlarla da yüzleşmek lazım. Maçı kaybettik ama şampiyonluk yolunda bir şey yitirmedik” ifadesini kullandı. Rijkaard, Arda hakkındaki eleştirilerle ilgili olarak, “Arda çok iyi bir kaptan ve futbolcu. Çok genç, kabiliyetli. Bu şekilde çalışmaya devam ederse, çok önemli bir futbolcu olacak. Ne kadar önemli biri olduğunu zaten gösterdi yine. Bugün de bir gol atıp, bir asist yaptı” diye konuştu. Bucaspor galibiyetine de değinen 47 yaşındaki çalıştırıcı, “İlk yarı her şeyin iyi gittiğini söyleyebiliriz. İki güzel gol bulduk. Maçta 10 kişi kaldıktan sonra etkilendik diyebiliriz. Uzun süre 10 kişi oynamak zorunda kaldık. İyi bir oyun için elimizden geleni yaptık” dedi. Rijkaard ayrıca Keita, Elano ve Baros’un yokluğunda sistemde herhangi bir değişikliğe gitmeyeceğini, Arda ile Kewell’ı geçici olarak tek santrfor oynattığını ifade etti.
Superclasico’da kazanan yok: 1-1

Türkiye’de herkes Fenerbahçe-Galatasaray derbisine kilitlenirken, dünyanın bir başka önemli derbi mücadelesinde Arjantin’de, River Plate-Boca Juniors kapışması yaşandı. Haftanın sonucu merakla beklenen karşılaşmasından çıkan sonuç ise beraberlikti: 1-1. Monumental Stadı’nda 53 bin futbolseverin takip ettiği Superclasico’da ev sahibi, 28’de Gallardo’nun golüyle öne geçti: 1-0. Ardından konuk ekip Boca, kaptanı Martin Palermo’nun golüyle sahadan 1 puanla ayrılmayı başardı: 1-1. Nefes kesen karşılaşmada River’da Villagra, Boca’da ise Caceres kırmızı kartla oyun dışı kaldı.